14 Ekim 2010 Perşembe

Nöbet Notları

.
Şu anda bir hastane odasındayım ve bekliyorum. Aslında şu ana dair olan durum sadece hastane odasında olmam. Beklemek tam 2 yıl 1 ay 21 gündür baki. Hazır bir hastane odasındayken ve tam 2 yıl 1 ay 21 gündür bekliyorken size biraz beklemekten bahsetmek istiyorum: Beklemek hiç güzel bir şey değildir.

Şimdi içimden bir ses beni "Üstelik" diye başlayan bir cümle kurmaya zorluyor. Korkmayın, yapmayacağım. Size, hemen yanıbaşımda uyuyan, derin derin uyuyan, sanki 2 yıl 1 ay 21 gündür uyuyan o değilmiş gibi uyuyan adamdan, o adamla aynı karından doğmuş olduğumdan, aynı karından doğmuş olmanın ne demek olduğundan filan bahsetmeyeceğim. Çünkü bunlardan bahsetmek de pek güzel değildir.

Galiba yazının burasında, hastane diye giriş yaptığım ve yakın geçmişte bir kaza geçirmiş olduğum için bizzat kendimden bahsettiğimi düşünüp ödleri kopan, akılları çıkan, evlatlarını kesen, bayraklarını yarıya indiren okurlarıma bir izahat yapmam gerekiyor: Kendimden bahsetmiyorum. Çünkü tahmin ettiğiniz gibi sevgili okurlarım, kendimden bahsetmek de pek güzel bir şey değildir.

Esasen dün gece, yazma çizme işlerinde gayet hatırı sayılır biriyle yaptığım uzun sohbetin özet tavsiyesi, kendimden bahsetmem gerektiğine dairdi. Bu kadar aksiyon dolu bir hayatım varken başka şeylerden bahsetmemin lüzumu yokmuş filan. İkna olmuş değilim ama dizim ağrıyor. Dizim ağrıyorsa size biraz kendimden bahsedebilirim. Size biraz kendimden bahsetmem gerekirse dizim ağrıyor. Bitti.

Kendimle ilgili olan kısmı bitti diyorum, yoksa yazı bitmedi. Yani bence bitmedi çünkü daha anlatacaklarım var. Fakat ne anlatacağımı bilmiyorum. Eğer bir yazar olsaydım size birazdan nelerden bahsedeceğimi bilirdim. Derdim ki sevgili okurlar, size birazdan şunlardan bahsedeceğim. Ama bir yazar değilim. Zaten mesela bir yazar olsam çıldırmamak için yazardım. Oysa şu anda sadece uyumamak için yazıyorum. Çünkü uyumamam gerek. Sebepleri basitleştirmeye bayılıyorum. Her neyse, insan yazdıkça bir konu bulabiliyor. Birkaç cümle önce ne anlatacağımı bilmiyordum halbuki. Bence uyku harika bir konu. Şu esnada en çok uykudan bahsetmek istediğim için size biraz uykudan bahsetmek istiyorum.

Uykuyla ilgili söyleyebileceğim çok fazla şey var ama güzel olup olmadığını tartışmayacağım şimdi. Çünkü 2 yıl 1 ay 21 gündür uyuyan birini izliyorum. Bazen ben de onun gibi uyumak istiyorum. Yaşayanlar ve ölüler evreninin haricinde bir de uyuyanlar evreni olabilir mi? Normal insan uykusu değil kastettiğim, hep uyumak. Koskocaman bir yatakhaneden ibaret bir evren düşünün. Düşündünüz mü? Keşke düşünmeseydiniz. Düşününce kafası karışabiliyor insanın çünkü. Uyumayınca da karışıyor ister istemez. Yani kafamın karışık olduğunu kabul ediyorum. Hakkımdaki tüm suçlamaları da kabul ediyorum. İnkar etmeye halim yok. Bir de mesela şu anda o kadar çok uykum var ki uyumaya halim yok. Aslında yeri gelmişken size biraz halsizliğimden bahsetmek...

Kahve içeyim.
.

14 yorum:

Coşkun Hürsel dedi ki...

Beklemek zor zanaat, bilirim...

Enteldantel! dedi ki...

Ne kadar beklemek gerektiğini bilmemekten hiç bahsetmeyelim o halde.

metus dedi ki...

Bu da benden olsun: Gazali demiş ki "beklemek cehennem azabından yakıcıdır." yaaa. Allah şifa versin. Böle de maneviyatı yüksek yorum girerim.

öküz dedi ki...

Umut güzel şey.. Hastane odasında dahi olsa "canın" yanında olabilmek paha biçilmez..

Lakin... Uyansın ama artık :/

öküz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
nezir dedi ki...

“sanıldığı gibi, vur patlasın, çal oynasın; delice bir azgınlık değildir hayat. Upuzun bir uykudur o.” Albert Camus

hangimiz o derin uykuda değiliz ki?!

başıma gelen hallara bakınca, "iki güzellikten biri!" diye diler, öyle teselli ederdi büyükanam..

duâm en güzel uyanışlar için!

egelimm dedi ki...

Ablacim istatistiklere gore yolun yarisindaki omrume coksey sigdirdigima inaniyorum bunca yasanmislarin icindeki en aci olani beklemek sonucun ne olacagini kestiremeden beklemek cezevinde yatarken cikacakmiyim diye her durusmada hakimin agzindan cikacak cumlelere kilitlenmek ve gecenlerde bahsetmistim trafik kazasindan sonra ciktigim durusmadada iceri girecekmiyim diye beklemek velhasil yasarken olmek gibi bisey bu. Sende abini bekliyorsun ne olacagini bilmeden sadece bekliyorsun cunku feriStah olsan yok faydasi allah sabir versin.

fevkalade olağan dedi ki...

"Koskocaman bir yatakhaneden ibaret bir evren düşünün." demişsin ya bilom.. düşündüm ben onu.. güzel la o.. ama mesela koskocaman bir bekleme odasından ibaret bir evren düşününce.. o pek güzel değil..

nada mada dedi ki...

seni beni çok üzüyosun amına koyyım.

Enteldantel! dedi ki...

Metus; fevkaladenin kaladesinde bir yorum olmuş, eyvallah.

Öküz; sana o kadar katılıyorum ki çok katılıyorum yani. Uyansın, bu kadar da uyunmaz yani, ayıp.

Nezir; bana bir seçme hakkı verselerdi onun uyanıp benim yanıma gelmesi yerine, ben uyuyup onun yanına gitmeyi tercih ederdim. Uyku işleri çok alengirli olduğu kadar esrarengiz de.

Egeli biladerim; çok seviyom lan seni.

Bilom; düşünme demedim mi lan ben sana! Bir bildiğimiz var ki diyoruz di mi, insan biraz söz dinler. Çok asi oldun bilom sen ya, niye böyle oldun :/ Bekleme salonundan ibaret bir evren düşünmemek için sabahtan akşama kadar söylenebilirim böyle.

Nada bilom; affet la :/

B. dedi ki...

sen, tanımıyorum. bahsettiğin kişiyi de. sadece içimde bişey kıpırdadı. üç tel saç koparttım yorum yazmak için.ne yazacağımı bilmiyorum başka.

Enteldantel! dedi ki...

B. ; eyvallah, daha ne olsun.

Adsız dedi ki...

nerdeyse ağladım

Enteldantel! dedi ki...

Adsız; "nerdeyse ağlayacak gibi oluşumun da gerilerde kalışının onuruna" diye devam eden bir cümle vardı bir kitapta. Güzeldi mesela o cümle. Bu şekil.