23 Ağustos 2011 Salı

Piç

.
-Abiye araba mı çarptı, dedi.

Boyu belime kadardır herhalde, en fazla birkaç santim daha olsun. Gözlerinin yerinde pırıl pırıl 2 zeytin. O, zeytinleriyle sedyedeki abimi merakla incelerken ben de dikkatle onun başına ne geldiğini anlamaya çalışıyorum. Çünkü bulunduğumuz yer, başına bir şey gelenler tamirhanesi. Kelimenin her anlamıyla başına.

Kısacık saçlarının arasından çok belirgin ameliyat izleri seçiliyor. O izleri tanıyorum. Boğazındaki trakeostamiden kalan izleri de. Bu izleri tanıyorsanız, bunlardan çok daha fazlasının olduğunu da bilirsiniz. Bu yüzden sorusunu, “Abiye araba çarptı di mi?” diye teyit etmek istediğinde, kafasında kurduğu şeyi bozmamak için sadece gülümsedim.

Hiçbir şeye benzemeyen bir şey yaşadığınızı düşünürken, benzer bir şey yaşayan biriyle karşılaştığınızda duyduğunuz sevinç neresinden baksanız acıklıdır. Çünkü insan kaçınılmaz olarak kıyaslama ihtiyacı duyar. İyi ya da kötü olmak, ancak bir noktayı ölçüt olarak aldığınızda belirleyebileceğiniz kavramlardır. Abim o çocuğun noktasıydı. Ve o çocuk o noktaya göre çok daha iyi durumdaydı.

Koridorun diğer tarafındaki annesine doğru heyecanla “Anne, bak bu abiye de araba çarpmış!” diye seslendi. Kimden daha iyi olduğunu annesine göstermek istediği çok belliydi. Annesi yanımıza geldi. “Öyle mi?” dedi sessizce. “Yok, dedim, değil de kaza işte bizimkisi de.” “Sağlıksız gördüğü herkese araba çarptı sanıyor.” dedi. Benim için fark etmezdi.

“İsmi ne?” diye sordu çocuk. “Aydın” dedim. “Yürüyemiyor mu?” dedi. Cevap vermek istemedim. Sonra abimin elini tuttu. Kulağına yaklaşıp, “Üzülme Aydın abi,” dedi, “eskiden ben de yürüyemiyordum.”

Abimin birkaç boy küçültülmüş maketi gibiydi. Annesi, tekerlekli sandalyesini sürüp onu asansöre doğru götürürken bana bakıp göz kırparak çaktırma dercesine gülümsedi. Piçin tekiydi. Durduk yere beni de gülümsetti.
.


3 yorum:

LHMPZVNG dedi ki...

Hiçbir şeye benzemeyen bir şey yaşadığınızı düşünürken, benzer bir şey yaşayan biriyle karşılaştığınızda duyduğunuz sevinç ve kıyas güdümüz. nöronlarına sağlık.

Adsız dedi ki...

okuyorum...bu göz denen çukurlardan yaşlar pıtırdıyor...sence niye?
Ha bazen de okuyorum edepsiz sırıtışlar oluyor o ayrı mesele tabi:)
Okuyorum işte sonuçta...annadın sen onu...

Enteldantel! dedi ki...

İsmini vermek istemeyen okur; seni yiyerim.