12 Ağustos 2013 Pazartesi

Belki İçeriden İyi Bir Haber Gelir


Gamze Elvan’a

Geçenlerde Beşiktaş’tan arkadaşlarla hastaneye, Berkin’i ziyarete gittik. Berkin, bir polisin destan atışı sonucu komaya girdiği için onu görmemize izin vermiyorlar tabii. Ailesi bahçedeydi. Gördüğüm en güzel gülüşlerden birine sahip biriyle tanıştım orada; Gamze. “Ben ablasıyım.” dedi. “Abla olmak için ne küçük.” diye düşündüm içimden. Sonrası işte hep içimden.

Yoğun bakımda yatan bir hastanız varsa sizin için dünyanın en saçma mesaisi de başlamış demektir. Hastanız tıbba emanet olduğu için bir refakatçilik durumunuz yoktur. Yapabileceğiniz hiçbir şey olmadığı için yanında size yer yoktur. Kaybetme korkusundan aklınız çıktığı için uzağında durmaya cesaretiniz de yoktur. Böylece hastanenin belli bir köşesini mesken tutar ve içeriden gelebilecek en ufak bir haber için gece gündüz demeden beklemeye başlarsınız.

Dünyanın en çirkin ve yorucu beklemesi, kalbiniz koparcasına dilediğiniz şeyin ne zaman gerçekleşeceğini bilmediğiniz beklemedir. İlk günler şaşkınlıkla geçer, neler olup bittiğini anlayamazsınız. İnsanlar gelir, şahsi meraklarını gidermek için bir sürü soru sorarlar, büyük bir heyecanla cevaplarsınız. Sonra başkaları gelir ve sonra başkaları… Cevaplarınız değişmez. İçeriden haber gelmez.

İçeriden haber gelmedikçe zaman uzar, sorular yorar. Her gün birbirine benzemeye başlar. Ağlamaya kalksanız “Hiç olmazsa nefes alıyor.” deyip sustururlar. Ne kadar özlemiş olabileceğinizi hesaba katmazlar. Ne kadar özleseniz de günde sadece bir kişi için 5 dakikalığına tanınan ziyaret hakkını anneniz çok ağladığı, kardeşiniz hiç uyumadığı için onlar kullansın istersiniz. Bazı dertler küçük yaşta abla yapar insanı. Günler geçer.

Sonra işte bayram mayram gelir. Çeşitli hadiseler olur. Fark etmez. Günler hep geçer.

Ağlaya ağlaya uyuyakaldığım bir gece rüyamda görmüştüm abimi. Bizim eve çıkan yolun başında, elinde valiziyle bir yere yetişmeye çalışıyor gibiydi. Soluk soluğa koşup valizini tuttum ve “Gidemezsin!” dedim. “Gelicem lan korkma.” dedi. “Yemin et?” dedim, “Valla.” dedi. İnandım. Abime inanmayayım da kime inanayım? Sonra sarıldık, saçlarımı öptü, çünkü yani bilemezsiniz, benim abim hep saçlarımı öper.

Günler diyorum, öyle ya da böyle geçer. Saçlarınız öpülmemekten eskir ama kimseye çaktırmazsınız. Olan biteni pek anlamazsınız. Mevzu sıcakken yanınızda olan insanlar vardır. Mevzu soğudukça uzaklaşan insanlar vardır. Mutlaka onların da kendilerine göre sorunları vardır. Sıcakla soğuğu ayıramazsınız. Zaten ayırsanız da işin içinden çıkamazsınız. Ama belki içeriden bir haber gelir. Ah işte o dünyanın en güzel ihtimalidir, belki içeriden iyi bir haber gelir…

Hastanenin bahçesinde böyle şeyler düşünüyordum ki Gamze seslendi. “Neyiniz var, iyi misiniz?” dedi. Boş bulunup “Benim kardeşim de benzer bir durumda.” dedim, halbuki söylemeyecektim, ben iyi bir örnek değilim. Elimi tutup gözlerime baktı ve “İnşallah iyileşir.” dedi. Söylemiş miydim, Gamze gördüğüm en güzel gülüşlerden birinin sahibi.

Sonrasında, ailesinin yapacağı basın açıklaması için Taksim Meydanı’nda toplandığımızda gördüm onu. “Berkin’i bu hale getirenlerin bulunmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz.” diyeceklerdi, dedirtmediler biliyorsunuz. Akşamında Gamze; “Ailem, bugün yaralanan insanlardan, gözaltına alınan insanlardan, yaşanan arbededen dolayı özür diliyor. Özür diliyoruz.”  diye yazdı twitter’dan. Ben devlet olsam çoktan intihar ederdim.

Demek istiyorum ki Gamze biraz yorulmuştur şimdi. Gün saymaktan, kardeşine sarılamamaktan, umutsuz görünmemek için içine içine ağlamaktan yorulmuştur.

Ben şimdi bir bayram gününde abimin yatağının başucunda oturup Berkin’le Gamze’yi düşünüyorum. “Ne yapsak iyi olurlar?”ın cevabını bulmaya çalışıyorum, hastaneye gidip hiçbir şey sormadan konuşmadan yanlarında oturmaktan başka bir şey gelmiyor aklıma. Oysa Berkin’e, derin derin uykularından bakıp gülebileceği hikayeler anlatmak istiyorum, çünkü yani anasını satiyim, komik hikayeleri kim sevmez.
*
Asmayın suratınızı hemen, durun bakalım, belki içeriden iyi bir haber gelir.

Uyuyanları gözlerinden.
Bayramınız bıldırcın olsun.
.

11 yorum:

SonikPanik dedi ki...

nefes alamadan okudum.

ama iyi haber gelecek, berkin uyanacak.

Sam Scarlet dedi ki...

ne güzel kadınsın sen aylin.

dualarımız onlarla. iyileşecekler.

ekemiş eke dedi ki...

Çok ağlattı beni... Ne kadar içerden ve içten bir anlatım...Yüreğinize, elinize sağlık...

ekemiş eke dedi ki...

Çok ağlattı beni... Ne kadar içerden ve içten bir anlatım...Yüreğinize, elinize sağlık... Serpilgül vural

super ince parlak çorap dedi ki...

kalbe kelimelerle dokunmak bu olsa gerek....

white glaze dedi ki...

Merhabalar;
Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım.
1113. takipçiniz benim.
Bu arada çok hoş bir çekilişim var, muhakkak beklerim :)
Sevgiler
http://http://whiteglaze.blogspot.com/2013/08/beyaz-srn-buyuk-cekilisi.html

irc dedi ki...

guzel birr yazıydı kalbten ve dogal umarım berkin iyileşir

BlogcuAmca09 dedi ki...

Çok Güzel Bir yazı kalbinden çıkan kelimelerle saf bir yazı olmuş berkin İnşallah tekrar ayağa kalkar.

beste dedi ki...

muhtikulade ve olağanteşem olmuş:) ama yenisi gelmiyo mu?

atilla dedi ki...

Faydali İyimiş :)

mesut ekin dedi ki...


gabile sohbet

mobil sohbet

sohbet odaları

sohbet siteleri

turk sohbet

bedava sohbet

seviyeli sohbet

islami sohbet

dini sohbet